Batı Karadeniz: Sinop

Safranbolu-Amasra‘yla başlayan Batı Karadeniz seyahatimizde Kastamonu‘dan sonraki son durağımız Sinop’tu. Sinop’a günübirlik gitme şansımız oldu. Şehre gelir gelmez ilk işi olarak Teyze’nin Yeri‘nde Sinop Mantısı yedik. Bildiğimiz sarımsaklı yoğurtlu mantının yanı sıra cevizli mantı da yiyebilirsiniz. Biz tek tabakta ikisinden de yemeği tercih ettik. Teyze’nin Yeri’ni sevme nedenim güzel mantı yapmaları yanında bir kadın işletmesi olmasıydı. Herşey tertemiz pırıl pırıldı ve mama sandalyesi mevcuttu. Çocuk sahibi olunca restoranları değerlendirme kriterleri de haliyle değişiyor. Karnımızı doyurduktan sonra sahil kenarına gitmeye karar verdik. Fazla rüzgarlı olması nedeni ile bu fikirden cayıp araba ile Sinop Yarımadası’nı turlamaya başladık. Şehir merkezinden uzaklaştıkça bitki örtüsü değişmeye, güzelleşmeye başladı. Kendimizi biranda İskoçya’da hissetmeye başladık. Yarımada’yı dolaşmayı es geçmeyin derim. Bu arada Sinop’un simgelerinden biri olan cezaevini görmediğimizi belirtmeden geçmeyeyim. O kadar acının yaşandığı bir yapıyı gidip görmek bana manalı gelmedi. Onun yerine doğal güzellikleri görelim istedik. İlk olarak Türkiye’nin en uç noktası olan İnceburun’u ve oradaki deniz fenerini görmeye gittik. Tahmin edeceğiniz üzere bolca rüzgarlı idi lakin bir o kadar güzel.

sinop2 Okumaya devam et

Reklamlar