Yemek, Rezepte aus Istanbul

Isabel Lezmi ve Veronika Helvacıoğlu Almanya’da Türk Yemekleri yapmak için malzemeye ulaşmanın kolay olduğunu fakat Almanlar’ın bu malzemeleri nasıl değerlendireceklerini çok da bilmediklerini düşünerek bu kitabı yazmaya karar vermişler. Isabel aynı zamanda Lecker Lezmi yemek blogunun sahibi, Veronika ise çantalarını çok beğendiğim Samimi Istanbul markasının kurucularından. Bana kitap projelerinden bahsettiklerinde elimden gelen yardımı yaparım demiştim. Sonrasında blogdaki kestaneli aşure tarifini İngilizce’ye çevirerek onlara gönderdim. Birgün de Barış’la süslendik püslendik kitap için fotoğraf çektirdik. Araya zaman girdi ve ben bu kitap işini unuttum açıkçası. Barış fotoğrafları çekildiğinde 6 aylıktı, şimdi 2,5 yaşında! İki sene sonra Isabel kitap basıldı ve sana da bir kopya ayırdık dedi. Birşekilde ben kitabı onlardan alamadım ve geçen ay kısa bir kaçamak yapıp Berlin’e gittik. Ünlü KaDeWe mağazasında kitap bölümüne şöyle bir göz atayım derken bir baktım ortadaki bölümde bizim kitap! Benim olduğum sayfayı açtığımda bir heyecanlandım ki sormayın. Bana ayrılan kitabı alıp evde karıştırsam böyle hissetmezdim heralde ama koskoca mağazada göz önündeki bir kitabın içinde bana ait bir tarifin olması beni çok heyecanlandırdı.

YEMEK_cover_72dpi

Okumaya devam et

Reklamlar

Kestaneli Aşure

Hicri takvime göre Muharrem ayına girildiğinde beni bir heyecan sarar. Neredeyse yok olmaya yüz tutmuş komşuluk ilişkileri aşure sayesinde canlanır (Örneğin; geçen sene aşure dağıtırken komşularımızın bir çoğu hamile olduğumu öğrendi! Bebek sonrasında da sohbetler daha sıklaştı). Kısaca aşure paylaşmanın güzelliğini hatırlatır. Komşu ve arkadaşlardan gelen aşureler yendikten sonra hemen kritikler yapılır. Farklı bir malzeme varsa ve hoşa gitmişse bir sonraki sene denenir. Mesela aşureye kestane eklemeye eski komşumuz Nilgün Teyzem’in getirdiği aşureden sonra başladık. Kestanesiz de çok güzel aşureler yapılıyor elbette. Kestane olayı başka bir boyuta taşıyor diyelim.

Daha önce aşure yapımına çok dahil oldum ancak hep yamaklık boyutunda kaldı. İşin bir parçasını yapınca da bütüne hakim olmak zor olabiliyor. Bu sene kayınvalidem aşure yapacağım dediğinde bizde yapmasını rica ettim. Sağolsun beni kırmadı ve her aşamasını not alarak aşure yapımına bir kez daha tanıklık ettim. Bundan sonraki senelerde tek başıma yapabileceğime inanıyorum! Aslında bir gün önceden hazırlık yapıldığında aşureyi pişirmek yaklaşık bir saatlik iş. Yani gözünüzde büyüteceğiniz kadar büyük bir hadise değil! İlk kez deneyeceklerin 1 su bardağı buğdayla başlamalarını tavsiye ederim. Diğer ölçüleri de 1 su bardağı buğdaya göre oranlayabilirsiniz. Bizim tarifin ana iskeletini Gönül Candaş’ın Bereketli Olsun kitabındaki aşure tarifi oluşturuyor. Kayınvalidem zamanla tarife eklemeler yapmış ve tarif son halini almış. Bereketli Olsun kitabı da ayrı bir yazı konusu olabilir. Klasik yemekler için birebir. Kimbilir kaç nesil yemek yapmayı bu kitaptan öğrendi ve hala öğrenmeye devam ediyor.

Asure11

Okumaya devam et