New York, ABD

En baştan belirtmek isterim ki bu yazı harika bir New York Gezi Rehberi değil. Alışveriş motivasyonu ile gidip aslında ciddi bir hayal kırıklığı yaşadım denebilir. Bu yazıyı yazmamdaki amaç hem kendim için bir arşiv oluşturmak hem de gitmeyi planlayanlar için fikir vermek. New York sanırım filmlerden dolayı insanda hep romantik bir şehir izlenimi yaratıyor. Oysa İstanbul gibi kaotik bir şehirle karşılaştım. Havaalanından itibaren taksi bulma derdi ve içine girdiğimiz trafikle iyi bir başlangıç yapamadık sanırım. Neyse ki kaldığımız otel çok merkezi bir noktadaydı ve metroyla veya yürüyerek istediğimiz her yere ulaşabildik. New York’a gelmişken Central Park’a gitmek, Empire State Binası’na çıkmak, Özgürlük Heykeli’ni yakından görmek ve Times Meydanı’nı görmek olmazsa olmazlar arasında. Times Meydanı’nda yer alan Toys’r’us mağazası dışında meydana yönelik ilginç birşey göremedim. Özgürlük Heykeli’ni yakından görmek için feribot turuna katılmaya zamanımız olmadı. Empire State Binası’na çıkıp gökdelenlere bir de oradan baktık. Uçakta gördüğüm manzaradan farklı birşey yoktu bence. Ama Central Park’ta geçirdiğim her dakika çok keyifliydi. Elbette parkın tamamını göremedim ama gördüğüm kısmı bile bana yetti. Özellikle insanlardan korkmayan sincaplar çok şirindi.

IMG_2970-checker

IMG_2904-checker

Beni etkileyen bir başka yer ise eski tren yolundan dönüştürülmüş yürüyüş parkuruydu. Peyzaj o kadar doğal duruyordu ki sanki kendiliğinden çıkmış otlar arasında yürüyormuş gibi hissettim. Yolda yürüdüğünüzde fark edemeyeceğiniz pek çok detayı bu yüksek parkurda görebilirsiniz. Aralarda yemek yemek veya kahve içmek için küçük dükkanlar da mevcut. Daha detaylı bilgi için: The High Line. Yürüyüşün sonunda Chelsea Market‘a uğramayı unutmayın!

Chelsea, Soho ve Tribeca semtlerini hakkıyla gezemediğimi itiraf etmek istiyorum. Şimdiki aklım olsa alışveriş peşinde koşmak yerine bu semtlerde daha çok vakit geçirirdim. İlk seferin acemiliği diyelim. Ama en azından Brooklyn tarafında daha çok vakit geçirdim. Williamsburg’ün ara sokaklarını keşfettim. New York’ta yaşayan arkadaşlarımızın bile haberdar olmadığı Brooklyn Night Bazaar‘ı gördüm. Smorgasburg Yemek Pazarı‘nı kaçırsam da bir dahaki sefere diyorum. En azından New York’lular gibi Mimosa eşliğinde brunch yaptım, Mimosa fena çarpmış olsa da. Brooklyn Köprüsü’nü yürüyerek geçmek isterdim, o da yapılamayanlar hanesine yazıldı.

IMG_20141019_022314

IMG_2975-checker

IMG_2898-checker

IMG_20141015_175205-checker

IMG_2981

IMG_20141019_014713

IMG_2992

IMG_20141014_211734

New York öncesi araştırmalarımı dört ana başlık altında topladım. Gitmeyi planlayanlar için faydalı olur umarım. Seyahatim sırasında gezip görebildiklerimi turkuaz renkle işaretledim. Renklerden de anlaşılacağı üzere vaktimin çoğu alışveriş faslında geçti ama geçirdiğim süre ile doğru orantılı olarak alışveriş yaptığımı söyleyemem. İnternette gördüğüm ürünleri mağazalarda çoğu zaman bulamadım. Bulamayınca hırs yapıp farklı şubelere gittim. Anlayacağınız boşa zaman kaybı. Size tavsiyem internette beğendiğiniz ürünleri kalacağınız otele göndertmeniz (Örneğin internette gördüğünüz Nike Air’ları mağazalarda bulmanız biraz zor.) Elbette otelinizin böyle bir hizmet verip vermediğini önceden kontrol edin. Bazı otellerde paket sınırlaması olabiliyor.

Alışveriş & Dekorasyon
Brunch
Cafe & Pastane
Restoran & Bar
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s