Batı Karadeniz: Sinop

Safranbolu-Amasra‘yla başlayan Batı Karadeniz seyahatimizde Kastamonu‘dan sonraki son durağımız Sinop’tu. Sinop’a günübirlik gitme şansımız oldu. Şehre gelir gelmez ilk işi olarak Teyze’nin Yeri‘nde Sinop Mantısı yedik. Bildiğimiz sarımsaklı yoğurtlu mantının yanı sıra cevizli mantı da yiyebilirsiniz. Biz tek tabakta ikisinden de yemeği tercih ettik. Teyze’nin Yeri’ni sevme nedenim güzel mantı yapmaları yanında bir kadın işletmesi olmasıydı. Herşey tertemiz pırıl pırıldı ve mama sandalyesi mevcuttu. Çocuk sahibi olunca restoranları değerlendirme kriterleri de haliyle değişiyor. Karnımızı doyurduktan sonra sahil kenarına gitmeye karar verdik. Fazla rüzgarlı olması nedeni ile bu fikirden cayıp araba ile Sinop Yarımadası’nı turlamaya başladık. Şehir merkezinden uzaklaştıkça bitki örtüsü değişmeye, güzelleşmeye başladı. Kendimizi biranda İskoçya’da hissetmeye başladık. Yarımada’yı dolaşmayı es geçmeyin derim. Bu arada Sinop’un simgelerinden biri olan cezaevini görmediğimizi belirtmeden geçmeyeyim. O kadar acının yaşandığı bir yapıyı gidip görmek bana manalı gelmedi. Onun yerine doğal güzellikleri görelim istedik. İlk olarak Türkiye’nin en uç noktası olan İnceburun’u ve oradaki deniz fenerini görmeye gittik. Tahmin edeceğiniz üzere bolca rüzgarlı idi lakin bir o kadar güzel.

sinop2

Daha sonra Türk Fiyordu olarak anılan Hamsilos Koyu’na gittik. Fazla bir beklentim yoktu ancak gördüğüm manzara karşısında cidden çok etkilendim. Daha sonra öğrendim ki burada nükleer santral yapmayı planlıyorlarmış. Bu duruma karşı olmak için herhangi bir politik görüşünüzün olmasına gerek yok. Gidin kendi gözlerinizle bu güzellikleri görün ve öyle karar verin. Çocukluğunda Fiskobirlik’in dağıttığı radyasyonlu fındıkları yemiş bir kuşaktan geldiğim için elbette nükleer santrallere hayır diyorum, o ayrı.

IMG_20140507_101451

Böyle can sıkıcı konuları bir kenara bırakıp tatlı yiyelim tatlı konuşalım. Sinop’la ilgili araştırma yaparken doğru dürüst bir blog yazısı bulamamıştım. Sonradan keşfettiğim Sinop Turu blogu sayesinde prenses ve nokul gibi tatları keşfettik. Nokul ne ola ki derseniz: tık tık.  Özetle bir çeşit börekmiş ama güzel yanı uzun süre saklanabiliyor oluşuymuş. Biz blog yazarının tavsiyesi üzerine Demirkol Fırını’ndan üzümlü cevizli olanından aldık. Seyahat dönüşünde tavada hafif ısıtarak yedik. Çok başarılı bulduk. Blog sayesinde keşfettiğimiz bir diğer yer ise Niyazi Şen Pastanesi oldu. Kendi spesyelleri olan prenses tatlısı ve dondurmalı revaniyi denedik. İkisi de çok başarılıydı. Revani sevmeyen biri olarak söylüyorum bunu (Revani konusunda beni şaşırtan diğer bir yer de Narköy olmuştu).

sinop1

Şehirden ayrılmadan önce hediyelik birşeyler de almak isterseniz gemi maketleri satan pek çok yer mevcut. Ayrıca Süleyman Pervane Medresesi içinde yer alan el sanatları çarşısında da güzel şeyler bulabilirsiniz. Benden size tavsiye olsun.

Reklamlar

Batı Karadeniz: Sinop” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s