Brüksel, Belçika (3)

Bir önceki yazımda Brüksel’de nerede, ne yenir, ne içilir anlatmaya çalıştım. Alışveriş ise tatilin bonusu oldu diyebilirim. Elbette giderken Cos ve Urban Outfitters‘ı ziyaret edeceğimi biliyordum. Ama arada bir iki keşif yapmak da zevkliydi.

Cos’u bilen bilir ama bilmeyenler için: H&M’in de dahil olduğu grubun bir markası. Zara ve Massimo Dutti gibi düşünebilirsiniz. Elbette Cos çok daha tarz. Ancak büyük umutlarla gittiğim halde o anki ruh halim ve göbeğimden olsa gerek alacak birşey bulamadım. Bununla birlikte Urban Outfitter binasını (evet mağazası değil) görünce heyecandan benim bir koşmam vardı ki görmeniz lazımdı. Eşim zaten gülme krizine girdi. Kendisi Amerika’da alasını gördüğü ve benim internet sitelerine girip girip nasıl iştah kabarttığımı bilmediği için bu davranışını normal karşılıyorum. Euro para birimi sürekli gitgeller yaşattığı için en sonunda bir iki parça şey almakla yetindim. Kendimi Amerika’ya saklıyorum.

bruksel17

Cos ve Urban Outfitters Avenue Louise üzerinde yer alıyor. Ortasından tramvay geçen ve yaklaşık 3 km uzunluğundaki bu cadde tam bir alışveriş cenneti. Birçok markayı bir arada bulmanız mümkün. Beni Brüksel’de en çok şaşırtan yerlerden biri yine Avenue Louise üzerinde yer alan Zara Home oldu. Zara Home Türkiye’de de var demeyin. Mağazanın büyüklüğünden etkilenmemek mümkün değil. Bu mağaza ise bizdeki Zara Home’lar olsa olsa mağazacık olur. İnternet sitelerini düzenli olarak takip ettiğim ve mağazaları da kontrol ettiğim için ülkemize birçok ürünün maalesef gelmediğini biliyorum. Bu mağazada ise neredeyse sitedeki tüm ürünler vardı. Tek bir kata yayılmış çocuk bölümü vardı desem siz mağazanın boyutlarını tahmin edersiniz heralde. İçeride ürünleri incelerken mutfak bölümünde bir detay dikkatimi çekti. Bazı rafların düzenlemesi daha tamamlanmamıştı ve bardaklar kutularında açılıp yerleşmeyi bekliyordu. Biraz daha dikkatli baktığımda kutunun üzerinde Paşabahçe yazıyordu. Daha önce sitelerinde Ajda çay bardaklarını gördüğümde Paşabahçe’den ürün aldıklarından şüphelenmiştim. Bu durumda artık eminim. Eğer Zara Home’da bardak beğenirseniz Paşabahçe’de olup olmadığını bir kontrol edin. Daha ucuz olabilir. Bu arada ben dayanamayıp oralardan kırılma pahasına bardak taşıdım. Fiyatlar %25 daha ucuz diyebilirim.

Avenue Louise’in ara sokaklarından birinde keşfettiğim Dille&Kamille‘yi nasıl anlatsam bilemiyorum. Mağazaya dışarıdan baktığınızda içeride nelerle karşılaşacağınıza dair ipucu elde etmeniz mümkün değil. Bahçe malzemeleri de satan bir çiçekçi heralde diye düşündüm ilk başta. Otele giden yolun üzerinde olduğu ve ben de çiçeklere meraklı olduğum (tam bir çiçek katiliyim-uzaktan seviyorum diyelim) için en sonunda içeri girmeye karar verdim. Dar ve uzun giriş meğerse buzdağının görünen kısmıymış. Mağaza içeri doğru alabildiğine gidiyordu. Mutfak ürünleri materyallerine göre gruplanmış. Ahşap, metal, porselen, cam şeklinde… Ayrıca bahçe, banyo ve çocuk bölümleri mevcut. Çok orijinal ürünler de vardı, çok basit ama işlevsel olanları da. Çocuk bölümündeki ahşap oyuncaklar ve tebrik kartlarına bakmaya doyamadım. Mağazada ayrıca çay, reçel, sirke gibi ürünler de satılıyor. Yorgunluk atmak için oturabileceğiniz minik bir kafesi de var. Siteleri İngilizce değil ancak Hollanda merkezli bir marka olduğunu anlayabildim. Hollanda’ya gidersem gezilecek yerlerin başında olacak. Hatta gitmeden internet sitelerinden kendime bir liste hazırlamam lazım. Mağazada o kadar çok ürün var ki insan hangisini alacağını şaşırıyor. Mağazalarından daha fazla fotoğraf görmek isterseniz bu linki tıklayın.

bruksel5bruksel6

Çizgi Roman Rotası’nı takip ederken karşıma internette beğendiğim birçok tasarım ürünü bir arada satan Pimpinelle mağazası çıktı. Burada zaman zaman atölye çalışmaları da yapılıyormuş. Ürünlere bakmaya doyamadım. Beğendiğim birkaç şeyi taşımam mümkün görünmüyordu. Ben de daha önce Paris’te gördüğüm ve almadığıma pişman olduğum çatal ve kaşık setinden bir takım alarak nefsimi körelttim. Takım dediğime bakmayın bir çatal ve bir kaşık sadece. Ne işine yarar demeyin, blog için fotoğraf çekimlerinde bolca kullandım.

bruksel4

Son olarak tavsiye edeceğim adres ise çocuklulara ve hep çocuk kalanlara: The Grasshopper. Burası bir oyuncakçı ama Türkiye’deki zincir mağazalar gözünüzün önüne gelmesin. Daha özgün ve tasarım ürünler bulabileceğiniz butik bir yer. Biz retro tarzda metal robotlara bayıldık ve Barış’a koleksiyon yapmak amacı ile iki tane aldık. Maalesef robotlardan biri Susam’ın kıskançlık krizine kurban gitti. Şimdi robotlar onun ulaşamayacağı kadar yüksek bir yerde duruyor. Ama bizimki yine uslu durmuyor. Arada kafasına esti mi gidip diğer oyuncakları şifonyerin üzerinden tek tek yere fırlatıyor. Ne kadar kızsam da en sonunda kedidir kedi deyip pes ediyorum.

bruksel18bruksel19

Gezi sırasında Time Out Shortlist ve Lonely Planet kitaplarından faydalandık. Ayrıca Hazal Yılmaz‘ın da sitesine de gitmeden göz atabilirsiniz.

Reklamlar

Brüksel, Belçika (3)” üzerine bir yorum

  1. Geri bildirim: Fleux, Paris | Susam ve ben

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s